Karar vermeden geçirilen bir gün ne bırakır?

Bazen gün biter ve insan durup düşünür: “Bugün ne yaptım?” Saatler geçmiştir, bazı şeylerle oyalanılmıştır, belki epey yorulunmuştur ama ortada net bir ilerleme hissi yoktur. Gün, sanki içinden akıp gitmiş ama elde tutulur bir iz bırakmamıştır. Bu durumun nedeni çoğu zaman tembellik ya da yoğunluk değildir. Çoğu zaman mesele, günün karar vermeden geçirilmiş olmasıdır.

Karar vermeden geçen bir gün dışarıdan bakıldığında sakin görünebilir. Kimseyle tartışılmamıştır, büyük riskler alınmamıştır, yanlış yapma ihtimali düşüktür. Ancak bu sakinlik, içeride bir boşluk hissi bırakır. Çünkü karar vermek sadece bir eylemi seçmek değildir; aynı zamanda günü bir yöne bağlamaktır. Yön olmadığında gün dağılır.

Gün içinde alınmayan her küçük karar, fark edilmeden ertelenir. Ne zaman başlanacağı, neyin önce yapılacağı, neyin erteleneceği netleşmez. Bu belirsizlik, zihni sürekli açık dosyalarla meşgul eder. Gün boyunca bir şeyler düşünülür ama hiçbir şey kapanmaz. Gün sonunda yorgunluk vardır, fakat tatmin yoktur.

Karar vermeden geçirilen bir gün genellikle ilerleme hissi bırakmaz. İnsan bir yerden bir yere gitmiş gibi değil, aynı yerde dönüp durmuş gibi hisseder. Bu his çok tanıdıktır: “Bugün doluydu ama boşa geçti.” Bu boşa geçme duygusu, yapılanların değersiz olmasından değil, bir sonuca bağlanmamış olmasından kaynaklanır.

Bu tür günlerin bir başka izi de zihinsel gerginliktir. Karar vermek zorlayıcı olabilir ama karar vermemek de rahatlatıcı değildir. Alınmayan kararlar zihinde kalır, gün bittikten sonra da peşini bırakmaz. Akşam saatlerinde ortaya çıkan huzursuzluk çoğu zaman şundan gelir: “Yarın yine bunlarla uğraşacağım.” Gün bitmiştir ama zihinsel mesai bitmemiştir.

Karar vermeden geçen günler özgüveni de sessizce aşındırır. İnsan kendine kızmaz belki ama kendine olan güveni biraz zayıflar. “Bugün de netleşemedim” hissi, tekrarlandıkça kişinin kendini etkisiz hissetmesine yol açar. Bu bir anda fark edilmez, ama zamanla birikir.

Bununla birlikte karar vermeden geçen bir gün her zaman olumsuz bir iz bırakmaz. Bazen bu tür günler, zihnin mola verme ihtiyacını da gösterir. Sürekli karar vermek, sürekli net olmak da mümkün değildir. Sorun, bu hâlin istisna mı yoksa alışkanlık mı olduğudur. Ara sıra yaşandığında dinlendirici olabilir; sıklaştığında ağırlaştırıcı olur.

Karar vermek her zaman büyük hamleler yapmak anlamına gelmez. Bazen küçük bir “bugün bunu yapıyorum” demek bile günü toparlar. Karar vermeden geçen bir gün ise genellikle dağınık bir tat bırakır. Ne tamamen kötü, ne de iyi. Daha çok eksik hissi bırakır.

Sonuç olarak karar vermeden geçirilen bir gün geriye netlik değil, belirsizlik bırakır. Yorgunluk bırakır ama tatmin bırakmaz. Sessiz bir huzursuzluk ve ertelenmişlik hissi bırakır. Bazen mesele daha fazla şey yapmak değil, günü küçük de olsa bir kararla bağlayabilmektir. Çünkü karar, günü tamamlar; kararsızlık ise açık bırakır.

Yorum yapın